Archive for Nisan, 2010
Published by
burcu on
Nisan 30, 2010

Tam da boyle birgundu..
Su anda hemen bir genel anestezi istiyorum, ve bikac gun sarteli kapatip hem bunyeyi hem kafayi dinlendirmek..
Yine can egrimin en tepesindeyim..Yeni bir inis olacagini bile bile uzuluyorum, isyan ediyorum, neden diyorum..ben mi beceremiyorum diyorum, ben nasil anneyim diyorum..
Poyraz, biras son bikac gundur sure gelen hastaligindan, biraz da donemsel olarak huysuzluk skalasinda tavan yapmis durumda.. Herseye itiraz, herseye sinirlenme, bir hirs, bi agresiflik.. Eller yumruk yapilip, disler sikiliyor, nereye indirsem diye goz gezdiriliyor..Arkadaslarina karsi ayni sekilde..Gecimsiz bi hallerde anlicaniz..
Bir arkadasimin annesi, Poyraz’in bu durumunu anestezi almis olmasina bagladiginda nasil icerlemistim.. Cocuk bu canim dedim, torununu ufak bi oyuncak tartismasindan sonra hafifce ittiginde..O ise “Poyraz’in bu agresifligi biras surer dedi, genel anesteziden sonra insan boyle olur”..Nasil dedim yaaa.. Baya kizdim, uzuldum, hicbisey tek tarafli degil ki dedim kendi kendime.. Sonra gunler gecmeye, Poyraz gercekten garip davranmaya basladi.. Benim sakin, akli basinda, her zaman koca bi adam gibi konusabildigim oglum hircinlasmaya basladi..
Zeynep teyze hakli miydi? Gercekten narkoz insanlari psikolojik olarak etkiler miydi? Insanin kisiligi degisir miydi? Bu bi turlu bitmek bilmeyen terrible two mu yoksa vucuttan 8 saatte atilir denilen narkozun sehir efsanesi etkisi mi? Biraz arastirdim, bisey bulamadim.. Kanitlanmis birsey yok ama cok ornek var.. Duydugum birkac hikaye..Belki de.. kimbilir?
Yorgun bir gece, yogun bir gun ve Poyraz’a laf anlatmakla ugrasarak gecen koca bir gunduzun ardindan..Bahcemde, masamdayim..elimde yine, sayfalarini gezerken herseyi unuttugum,en sevdigim dergim..
Biri beni uyutsun..
Published by
burcu on
Nisan 19, 2010

Poyraz’i uyuttum, doktum bohcami yatagima.. Dugmeler, keceler, kurdeleler, ipler, igneler, makaslar.. Cok fazla zamanim yoktu..1,5-2 saatte ne yaparsam o diye haril haril basladim ise..
Once Selencimin kizi Durucum icin, anneye yaptigim tacin aynisinin tokasini yaptim..Sonra da Etsy de gordugum ve bayildigim broslardan birini yapmaya calistim..

Guzel oldu di mi? Coook!
Published by
burcu on
Nisan 18, 2010
Poyraz , son 2-3 aya kadar Caillou’dan hic hoslanmiyordu..Hatta “Benim cocugum bayiliyor su Caillou’ya” diyen anneleri duydukca, yaw benim ki neden hoslanmiyo peki diye iskillenmiyor da degildim yani
Neyse, gel zaman git zaman, Poyraz’da bir sekilde Caillou izler oldu..Ondan cok ben merak ediyordum ne var su Caillou’da diye.. Ama artik izlemesini istemiyorum..
Cunku bu kucuk, keltos , mizmiz cocuk Poyraz’i cok etkiledi..Bi kere ” sunu seeeeeemiyorum , bunu seeeeemiyorum, onu istemiyoruuuuum” demeler basladi..Ama tipki Caillou gibi.. Tamam belki dizilerin sonunda Caillou dogru yolu donuk anne babasindan ogreniyor ama basinda illa bi itiraz
Eee cocuklar isine gelen yeri ozumsuyo tabi, Caillou paylasmam dedikce bizimki oyuncak paylasmaz oldu .. Duruma gore ya babasini ya beni seeeeeeeeemiyo artik..
Peki Caillo’nun sinirleri alinmis , asiri hosgorulu annesi ve babasi, Doris ve Boris’e ne demeli? Boyle anne olur mu yaa? Sunca zaman oldu daha elinde bi kere bi bavul canta gormedim: soyle icinde, oyuncak, bez, islak mendik, bir cift ust bas olan.. Yaw kadin senin biri 4 yasinda biri kucaginda 2 cocugun var..Bu ne rahatlik? Sen Caillou’yu babasina postala, Rozie’ yi de uyut, bol bol yat dinlen.. Hem bi kere de evde sulu bi yemek pisir, hep sebze haslamasi, hep sandvic, nereye kadar? Tabi sac cikmaz o cocukta
Baba desen bi turlu.. Is yok guc yok.. Anne keyifte, baba Caillou’yla orda burda..Hic gercekci degil di mi? Bi kere bu aile neyle geciniyor? Boyle haha hihi nereye kadar
Cok dokunuyor bu Caillou bana cok, ne Poyraz’a iyi geldi, ne bana..Belki onlar kadar large olamadigimdan, bilmem? Poyraz 4 yasina geldiginde nasil olacak acaba? Cevap bekleyen baska bir soru daha iste..
Ben bu aileyi hic seeeeeeemiyorum! 
Published by
burcu on
Nisan 18, 2010



Published by
burcu on
Nisan 14, 2010

Bugun Poyraz’la favori bloglarimizi gezerken - ki bazilarina bakmaya bayilir kendisi - sevgili Browni’nin son postundaki makarnalari gordu benimki ; “Anne sana makayna pisiyim mi?” dedi.. Nasi kirim cocugu simdi? Ben de atladim tabi.. Zavalli oglum’un kac gundur sebze yemekten ici bayilmis; bigun enginar yemegi, bigun kereviz corbasi, bi gun semizotu yemegi.. Gel yapalim dedim..
Ve karar verdim ki, benim oglan kizlar icin bicilmis kaftan.. Ev isi, mutfak isi, tamir isi.. ustune yok
Makarnayi bi guzel hasladi, uzerine sos istemem yoyurt yicem dedi.. Makarna haslanirken kopurdukce “Anne koooos, makarna cok oluyo!” diye bana seslendi
Sonunda oturduk bi guzel doyurduk karnimizi en favori yemegimizle..Tabi bu isin zararlisi = ben..(bkz : sos)



Gecen gun de markette deniz borulcesi gordum..Sagolsun ilk kez Sulecimin annesi Makbus yapmisti da yemistik.. Ondan beri Cesme ve Alacati meze favorisi olmustur..Dur dedim bi denim.. Gozume az geldi 4 deste aldim ..Eve geldim yapilisini ogrendim, coktum! Ayol onlar haslanip icinden minik minik kilciklari ayiklaniyormus! Deli isi resmen !
Napalim, artik haslamis bulundugum deniz broulcelerini saatlerce temizledim, kilciklarini ayikladim, sosladim, hazirladim..Ama bu ilk ve son yapisimdi..Ayrica bundan sonra orda burda yerken de koklaya koklaya yicem soz verdim kendime..Bu kadar yapmasi zor yemesi kolay bisey daha var o da yaprak sarmasi

Velhasil, ben ayiklamaya baslarken hava adinlikti, isim bittiginde gunes batiyordu.. Varin gelin siz anlayin dilimden..