A{burcu}bur

Ben, biz, resimler, geziler, yaşananlar hakkında herşey..Yiyip içtiklerim, gezip gördüklerim ve para verip aldıklarım :)

Archive for Ocak, 2009

Dayimizin yemin toreni ve Antakya..

Published by burcu on Ocak 26, 2009

Vatan mevzubahisse, gerisi teferruattir..K.Ataturk

Kardesim Emre’nin yemin toreninin yapildigi alanda yazili bir sozu Ataturk’un..Gordum ki gercekten oyle..Hani televizyonda izleriz ya hep, evladini sehit veren ailelerin nasil olup da obur oglumu da sehit vermeye hazirim dedigini bir turlu anlayamayiz..Iste orda bunu gordum, insan gercekten acaip seyler hissediyor..

Yemin toreni icin 1 gun onceden Hatay’daydik.. Minnacik, kucucuk bir havaalanina inis yaptik..Ucaktan merdivenle inip , cikisa yuruyerek gittik.Poyraz cok ucak gordu ama ilk kez boyle bi metre yakinindaydi ;) Zaten gunlerce bunun heyecanini atamadi ustunden..

Dakika bir gol bir, bir araba kiralama faciasi yasadik.. Hatayda bildigimiz unlu araba kiralama firmalarindan yok malesef..Adana’dan filan kiralamak gerekiyor..Oyle olunca internete guvenip, web sitesinden cok cok iyi ve tecrubeli gorunen bir araba kiralama sirketinden, cok da ucuz olmayan, standart bir fiyata bir araba kiraladik ki, orda 3-4 gun rahat edelim..Kapidan cikana kadar hersey yolundaydi..Araci getiren cocuk demesin mi, beni Hatay merkezdeki ofisimize geri gotureceksiniz, orda odemeyi yapcaksiniz..Bahsettigimiz yok 20-25km! Bu nasil is dedik ya, arac kiralanirken araci indin yerden alirsin, giderken ayni yere birakirsin..Neyse dedik, cocugu geri goturduk..Eee..Bu sefer de adam araci benzinsiz vericem demesin mi? Zayen yol yorgunuyuz, sinirler tepe de..Neymis efendim biz de benzinsiz teslim etcekmisiz..Yaw koydumuz benzini bitirene kadar Hatay da tur mu aticaz?? Oyle boyle, bu arac kiralama isini bilmeyen adamdan araci aldik koyulduk yola..Istikamet Iskenderun..

Iskenderun guzel bi yer, baya gelismis..il olacak kadar buyuk ama ne var ki Hatay’a yakinligindan dolayi bu is askida.. Sahil yolu cok guzel..Korfeze bakan yuruyus yollari, parklar, cafeler, restoranlar.. Askeri komutanliklarin coklugu gelismesine yardimci olmus gibi gorunmekte..

Ertesi sabah kahvalti sonrasi dogru yemin torenine..Bizim kucuk asker, tezahurata hazir, kiyafet tam tekmil, en uyuk asker bizim asker nidalariyla arabaya atladik..Toren alaninda ailelerde bi heyecan, bi telas, hepsi birbirinin aynisi askerlerin arasindan kendisininkini gorurmuyum telasi..Acaip bi duygu, sanki butun askerler oglun, kardesin, aileden..Hepsi tertemiz, yanaklar kirmizi kirmizi olmus soguktan ;) Allahtan toren gunu hava superdi, onlara hic eziyet olmadi..

Toren baslayana kadar yaklasik 2 saat kadar yerlerimizde oturduk, Poyraz torene gelen kizlarla hasir nesir, hepsine bi mavi boncuk..Oynanmayan oyun, yenmeyen cubuk kraker kalmadi.. Uyku basti bi taraftan.. Cocuk tam daldi, uyudu iyi derken, saygi durusu bi basladi siren sesleriyle bizimki cigliklar atarak uyanmasin mi? Alanda cit yok, bi bizim Poyraz bagirarak agliyor..Elim ayagima dolandi.. Toren videoya aliniyordu, oglum tarihe gecmis oldu :)

Sonra dayi ve arkadaslari girdi alana rap rap.. Yeminler edildi..Konusmalar yapildi, oduller verildi.. Resim cekmek icin verilen 5 dakika arada hurraaaaa tum aileler askerlerinin yanina kostu..En komik manzara buydu, biri resim ceker oburu onun onunden gecer..Kimi oglunu bulamadi masa masa dolasir..Herkeste bi telas, 5 dakikaya sigma kosturmacasi..Tabi 5 dakikayi coktaaan gecti olay, tahmin ettiginiz gibi ..Millet anonslarla zar zor yerlesti yerine ve toren devam etti..

Toren bitimi dayiyi teslim aldik birlikten..Cok sukur askerligi tahmin ettigi kadar zor gecmiyormus, en buyuk gosterge kilo vermemis ;) Simdiden askerlik anilari olusmaya baslamis..Ne yalan solim ozendim walla su askerlik isine..

Cumartesi sabahi Antakyaya gittik..Once bir uzuncarsi gezisi, arkasindan kopru basinda super bir kunefe..Ustune Mozaik muzesi..Ardindan Sultan Sofrasinda bir yemek.. Ordan Harbiye ve St. Pierre kilisesi..Gun batarken Iskenderun’a donus..

Antakya oldu bitti ilgimi cekerdi, gormeyi isterdim, Emre’nin askerligi vesile oldu bu ise..oyle ki Emre artik soyle demeye basladi ‘ Abla sanki yemin torenine degil de gezmeye gelmissin gibi bi halin var, ne is?” ;) Gelmisken degerlendirdik firsati iste canim.. Gitmeden bi gece once internette biras dolastim, baktim ne almali, ne yemeli, nerelere gitmeli.. Bi kere sunu solim, Antakya kendini hic guzel tanitmiyor..Internette guzel bir site yok, bunun yaninda Antakyadaki butun turizm danisma ofisleri kapali..Yine de fena olmayan bir siteden gerekli bilgiyi aldim..

Antakyaya gidince ilk is Uzun Carsiyi gezmek..Yerel yiyecek, baharat vs. nin satildigi bu yer klasik eski carsilardan..Hersey super taze gorunuyor, insan onu da mi alsam bunu dami alsam derken ucaktaki agirlik limitini unutuyor yani ;) Gitmeden ogrendigime gore almazsam olmaz olan seylerin hemen hemen hepsini buldum ve aldim..

Mesela bakir mucver tavasi..Kendinden oyuklari var tavanin uzerinde..Yumurta ve hatta cilbir yapmak icin bile kullanilabilir..

Sonra kuflu cokelek..Gorunusleri bile oyle sirin ki, turuncu turuncu topaclar..Bunu daha cok zeytinyagi ile karistirip ekmekle yenecek kivama getirip kahvaltida yiyorlarmis..Ama domates ve salataligi kucuk kucuk dograyip bununla karistirarak da salata seklinde tuketiyorlar anladigim kadariyla..

Kunefe kadayifi ve peyniri zaten heryerde..Kadayifi almadik ama deneme icin biras peynir aldik..Bu arada siz hic rastaldinizmi bilmiyorum ama kadayifin yapilisini ben ilk kez izledim, kameraya cektim ama su wordpress’e video eklemekte problem yasiyorum..Bi ara tekrar deneyip buraya eklicem insallah :(

Antakya ayni zamanda defne sabunlari ile de unlu..El yapimi olanlar da var, fabrikasyon olanlar da..Onlari da hemen hemen butun baharatcilarda bulabilirsiniz..

Kombe kaliplarina gelince..Sanki eski model kurabiye kaliplari gibiler..Ahsap kaliplar..Antakya ya ozgu kombe kurabiyelerinden denemeyi dusunuyorum ama once guzel bir tarif bulmali..Sanirim diger kurabiyeler icin de kullanilabilir..Kombenin icinde yumurta olmadigi icin cok uzun sure saklanabiliyor..Icine ozel kombe baharati karisimi (zencefil, tarcin, karanfil ve yenibahar ) katilan tatli bir kurabiye cesidi..

Meshur bicakci Naim’den bicak almadan donmeyin yazmislar, onu da buldum orda :) El yapimi guzel bicaklari var..Orada rastaldigimiz biri Ankara’daki akrabalarina surekli gonderdigini soyledi.. Ben de soyle bisey keserken aaah Antakya demek icin guzel bitane aldim tabi..(Adres: Dokumaci carsisi no: 17/19/21)

Nar eksisi, biber salcasi ve buraya ozgu ceviz receli de aldiklarimiz arasinda..Size tum bunlari bulabileceginiz duzgun bir dukkan da oneriyorum simdi..Ben cogunu buradan aldim..Isteyene ptt den odeme yaparak kargo ile de her turlu seyi gonderebiliyorlar:

Alaattin Bilgin

Uzuncarsi caddesi no: 176

Tel: 0 326 215 72 36

Ha bir de unutmadan..Yine internette Antakya hakkinda gezinirken Ev Cini’nin sitesinde, Antakya runlerini Ankara’da satan bir yer oldugunu ogrendim..Ilgilenenler yaziyi buradan okuyabilirler..

Uzun carsidan cikip yemek oncesi (bizim ailede tatlilar yemekten once yenir) Koprubasi’nda birer kunefe yedik..Kunefe burda meshur ama bana sanki biraz agir geldi, ve cok fazla peynirli..Yani insan bi tane yiyince 2-3 gun bi daha yemek istemiyor :) Koprubasi Antakya merkezde, butun kunefeciler burada toplanmis..Sanirim herhangi birinde kunefeyi deneyebilirsiniz..

Buraya kadar gelip mozaik muzesini gezmek olmaz tabi..Dunyanin 2. buyuk mozaik muzesi oldugu soyleniyor..Insan bunlari insanlarin yaptigina inanamiyor gercekten..Renkler harika, resmen derinlikleri olan mozaikler..Sanki 3 boyutlu..Insanin aklindan hep gecer ya, “Ya bunu nasil yapmislar, nasil bi ugras, acaip zaman ister” filan diye..Ben diyorum ki, o zaman haftanin 5 gunu is mi varmis sabah 8 aksam 6..utun gun napsak napsak bunlar cikmis iste ortaya ;) Ziyaret etmek isteyenler icin, koprubasinda kunefecilerin hemen karsi kosesi ;)

Buna da cok guldum, paylasmak istedim..Yorumsuz ;)

Daha sonra Harbiye’ye gectik..Burada gorulmesi gereken Selale, ve el dokumasi kumaslar ve urunler satan dukkanlar..Selale bize cok eglenceli gelmedi cunku hava yuzunden pek kalamadik..Ama bir mesire yeri ve sanirim yazin cok daha guzeldir..Yemek yiyebileceginiz mekanlar var, Antakya’ya ozgu yemek ve mezeleri burda denemek en guzel karar olur sanirim..Selalenin hemen girisinde guzel bir dokumaci dukkani var..Ozellikle en dokumasi ipek-keten kumaslar icin iyi bir adres..Fiyat karsilastirmasi yapamadim ama ozel birtane alinabilir sanirim..

Ardindan son durak St. Pierre kilisesine gittik..Aslinda kucuk bir magara burasi..Antakya’daki hristiyanlarin gizlice toplandiklari bu magara hristiyanligin ilk kiliselerinden..Incilde bu dine inananlara “Hristiyan” adinin ilk kez Antakya’da verildigi belirtilmekteymis..

Dolu dolu gecen Cumartesi gununun ardindan, dayimizi birligine teslim etme huznu kapladi icimizi :( 3 gun beraberdik, rahat oldugu icin icimiz de rahat ama aklimiz onda kaldi iste..Pazar gunu saat 5 te onu ugurladik ve biz de aksam ucagimiza binip evimize geri donduk.. Antakya gercekten bircok kulturun ve dinin cok homojen bi sekilde bir arada yasadigi bir yer..Tam istedigim gibi dibini kiyisini gezemedim, 1 gune sigdirdim ama eger tekrar gidersem asil eski Antakya tarafini, dar sokaklarini gezmeyi istiyorum..

Safak sayiyoruz ama daha cok, zaman herzamanki gibi cabuk gecse..

Yerlestik yerlesices!

Published by burcu on Ocak 14, 2009

1 aydir Turkiyedeyis esyalar Belcikadan yeni geldi , bu sabah :( Yani yerlestik yerlesices..Bu arada araya bi dayinin yemin toreni, bi Antakya gezisi sIkIstIrdIk..Yazacak cok sey birikti, cok da resim..

En mumkun zamanda geliyorum, yaziyorum (insallah!)

Na sar et mene o’lura, ca lis se nind eol urr!

Published by burcu on Ocak 5, 2009

Bu haftasonu da nilosumla sinemaya gittik, ki biz bunu huy edindik..Gecen hafta da cok israr etti, e hadi madem uzun da olsa ( 3 saat) buna gidelim dedik ve “Avustralya” filminin 14:45 seansina girdik..

Bi kere acaip bi film beklemeyin..2 Avustralya’li oyuncu, yine Avustralya’da gecen bir filmde guzel bi oyun cikarmislar..Nicole Kidman’dan cok hazetmem ( taaa ortaokul zamanlarimdaki Tom Cruise sevgisine dayaniyor :)) Hugh Jackman’i begenirim..Ama konu cok da sasirtici veya beklenmedik deil..3 saat olmasa, aradaki uzun konusmalar kisaltilarak normal bi film boyutu da olsa daha guzel olabilirdi..

Film bi yana, bahsetmek istedigim Nilay ve benim Hugh Jackman hayranligimiz..Hos artik benden gecti, evli barkli coluk cocuk sahibi biri olarak hayranligimi bastirabiliyorum da ;) Nilosum icin henuz cok gec deil.. Baktim ic cekiyo, “Na sar et mene o’lura, ca lis se nind eol urr!” ;) dedim ona..

Calismakla olur mu? Soru isareti..

Gitmek isteyenlere iyi seyirler..

Canan Berber ve gelinleri..

Published by burcu on Ocak 2, 2009

4 sene onceydi.. Bir dekorasyon dergisinde gordugum harika bi resim.. Ben ki sadece eskiden amatorce kendi kendine resim yapan ve yapmayi seven biri, resim sanatindan yorum yapacak veya elestirecek kadar anlamayan ben..Gordugum resime bayilmistim..Rengarenk, alli pullu bir gelin.. Cok masum, anlamli bakislar..Sikir sikir susler.. Yaziyi okudum, ressami ve resmi aklima yazdim..Unutmamak icin cok tekrar ettim icimden ama unuttum.. Sonralari hep aklima geldi ara ara.. google da filan cok aradim, nafile..

Gecen gun baska bi evde, dergileri karistirirken ne buldum biliyo musunuz? Ayni dergiyi.. Ve o yaziyi okudum tekrar..Superdi! Hemen internete girdim ve Canan Berber’in coook begendigim resimlerine ulastim..Hepsi ayri guzel..Oturup aynilarini yapasim geliyor bazen :)

Daha da ileri gittim..Canan hnm’a bi email attim ..Sagolsun hemen yanit gonderdi..Insallah ilk firsatta sergisine, ve hatta atolyesine ziyarete gidicem..Ve kimbilir, belki benim de bana ait orjinal bi hitit gelinim olur? ;)

sergi: Toprak Sanat Galerisi

City’s Alisveris Merkezi Kat:5 / Nisantasi

Not: Resimler Canan Berber’in kendi web sitesinden alinmistir.

2009′a el ele..

Published by burcu on Ocak 1, 2009

Bir yil daha bitti..Aman ne klasik bi giris oldu yaw ;) Bitmesi degil de, bu kadar cabuk gecmesi ilginc aslinda..Daha dun 2008 ‘e girmistik?? Son bikac yildir zaman daha mi cabuk geciyo ne?

Dun gece sanirim hayatimdaki en guzel yeni yil aksamiydi..Saat 23:50 gibi Poyraz uykudan uyandi, aglamaya basladi..ben de uyutmak icin yanina yattim ve her zamanki gibi sarildik birbirimize, ellerimizi tuttuk..Saat 12 oldugunda, iceride televizyondan geri sayma sesleri gelirken, ve disarda havai fisekler atilirken oglumla el ele girdik 2009′a..Hani nasil girersen yeni yila tum sene oyle gecermis ya..Insallah!

Bu yil :

Su uzun zamandir uzerimde tasidigim, hatta tasimaya alistigim agirliklarimdan kurtulmak,

Daha saglikli beslenmek,

Poyraz’la daha verimli ve faydali zaman gecirmek,

Kendime daha fazla zaman ayirmak, kendim icin biseyler yapmak,

Insanlarin kalbini kirmamak, ama kendi kalbimi korumak,

Yeni evime bir an once tasinmak,

Dikis kursuna baslamak, Poyraz’a ellerimle biseyler dikmek,

Turkiye’nin gormedigimiz sehirlerine kisa kacamaklar yapmak,

Kendi domateslerimi, maydanozumu,feslegenimi ve biberlerimi yetirstirmek geciyor aklimdan..

Bakalim kacini basaricam?

Herkesin gonlunden gecen 2009′u yasamasi dilegiyle..Mutlu seneler..