Published by
burcu on
Kasım 26, 2008
Az once bulasik makinamiza son bulasiklarimizi yerlestirdim..Buzdolabini bosalttik.. Toparlamamiz gerekenleri toparladik, Poyraz uyuduktan sonra devam edices.. Komsularimizla vedalastik.. Evimizin onune , o ayrilacagimizi gosteren tabela kondu ve 2 gun icin sokaktaki yerimiz rezerve edildi.. Yarin sabah tasiyici firma gelicek ve kutulama baslayacak, Cuma yuklenip gonderilecek..Biz de Cumartesi aksami Ankara’ya dogru yola cikicas..
Bitti iste.. Hayatimizin 2 yili da burada gececekmis..Poyraz da , o ” ben kucukken su ulkede bi sure yasamisiz, ama cok kucuktum hatirlamiyorum” diyenlerden olucak buyuyunce.. Farkettim ki evimizin onunde Poyraz’la hic resmimiz yok, yarin acilen cekmemiz lazim
Sonra arabamdan ayrilicam, ufakligim cok cekti kahrimi..hem benim hem Poyraz’in..
Bilmem tekrar bi sekilde buraya yolum duser mi? Kisa veya uzun sureligine gelir miyim?Burayi ozlemicem derdim ama ozlicem sanirim, yaptigim bi cok seyi, gittigim bi cok yeri..En cok da arkadaslarimi..
Ve Demirel’ler gider..
Published by
burcu on
Kasım 22, 2008
Ve her anne o cocuga sahiptir..
Sadece bazilari bunu haketmez.. anne olmaya layik degildirler..
Bugun esra’nin blogunda bu yaziyi okudugumda oyle uzuldum ki, Poyraz uyanir uyanmaz gidip sarildim ona.. Bizim ulkemizde de, baska yerlerde de, hergun her sehirde her saat olan bir olay belki ama cok etkilendim..Aklimdan cikmiyo hic..Hele basina verilen, bakicisinin cektigi resimlerinden birindeki bakisi, gozleri..

Baby P. (Peter) 17 aylikken , annesinin erkek arkadasi ve baska bir adamdan yedigi dayak ve iskence yuzunden 3 Agustos 2007 de besiginde olu bulunmus.. O gune kadar polis ve sosyal hizmetler tarafindan 60 kez ziyaret edilmis olmasina ragmen tekrar o canilere teslim edilmis ve sonunda kurtulmus iste..

Baby P oldugunde kaburgalari kirik, el ve ayak tirnaklarindan bazilari yok, yuzunde,basinda,vucudunda 50 den fazla agir hasarlar varmis..Ustelik adam muhtemelen kendi dizi uzerinde veya benzer bir yerde belini kirmis, koturum durumdaymis..Sosyal hizmet gorevlisi son ziyarete geldiginde beli kirik oldugundan yuruyemiyor ve sizlaniyormus. Kalpsiz kadin (annesi demek istemiyorum) , bazi ziyaretlerde yuzundeki yara bere gorunmesin diye her tarafina cikolata surmus, bahaneler uydurup yalan soylemis.. Otopside midesinden bir disi cikmis bebegin..Daha o kadar cok detay ve resim var ki, ne okumaya ne yazmaya yurek dayanmiyor..
Bunlar nasil insanlar, bu nasil annelik? Ben oglum gozumun onunde dustu kasini yardi diye kac gun kendime gelemedim, gozumden gitmedi dususu, aglayisi..Gozunde yas olsa dayanamiyorum..Bu kadin nasil olur da buna izin verir yaa??O bebek onca iskenceye katlanirken aglarken ne yapti? Hapse girseler ne olacak? yeter mi? Odenir mi? Boyle anneye muhtac, bagimli, karsiliksiz seven bi varlik bu hale nasil getirilir?
Allahim, nolur haketmeyen insanlara anneligi yasatma..
Posted under Kategorilenmemiş
Published by
burcu on
Kasım 22, 2008
Bu sabah Bruksel’de yilin ilk kari yagdi..aniden bembeyaz koca koca yagmaya basladi..Onceden yagdi da acaba bize mi ilk defa yagdi gibi geldi? havada bir kasvet bir kasvet..saat 4 oldugunda aksam oluyor..Tam uyku havasi..Zaten bu siralar poyraz gunduz uykusuna, hooop annem veya ben de yanina
diger taraftan yaninda biri olunca daha uzun uyuyo tabii..
Bu aksam sol ve karsi komsularimiza hoscakalin demeye gidices, giderken Turkiye’den getirdigimiz nazar boncuklarini goturuces, evlerine assinlar, baktikca biz eski komsularini hatirlasinlar diye..Yeni komsulari gelince bizi unuturlar belki ama ben onlara yeni yil kartlari gonderip ( yapabildigim surece) yine de yilda bi kez de olsa hatirlamalarini istiyorum..Karsi komsumuz pamuk teyze ve kocasi, yan komsumuz saten terlikli ve esi Paula..Saten terlik de ne diye sormayin uzun hikaye
Buradaki bir arkadasim, bu sabah bi mail gondermis..Sonuna da “Her yagmurda bizi hatirla emi?” yazmis..Bizim oralardan yagmur eksik olmayacak gibi..
Published by
burcu on
Kasım 21, 2008
Evet..safak 9.. inanamiyorum ama sadece 9 gun kaldi gitmemize..buralari birakip evimize donmeye..
Son zamanda ne cabuk geciverdi gunler yaa..daha bi suru vardi, simdi su 9 gunde ne yapsam, nerelere gitsem elim ayagima dolaniyor.. onu da yapim son kez, suraya da gidim son kez, sunu da gorim son kez.. yetisir miyim acaba? bilmem ..
Son kez doktorumuz Vildan hanimi ziyaret ettik.. Bir daha gorusmeyiz insallah deyip ayrildik
komik oldu..yani su 1-2 haftada kotu bisey olmazsa herhalde gorusemeyiz dedik.. Oyle sansliyiz ki onu bulmakla.. daha once yabanci bi doktorumuz vardi, o da cok iyiydi ama ne de olsa Turk olunca daha rahat oluyo..Acil bisey olunca ariyorus, derdimizi kolay anlatiyorus.. burada ihtiyaci olan arkadaslara tavsiye ettim, yine de eger Bruksel’de cocuk doktoru arayan olursa bana yazin detaylari verim..
Son kez Sevim geldi temizlige.. Sagolsun en zor zamanimda Gizemcim tavsiye etti onu bana.. Haftada bir gun gelip temizligimizi yapiverdi.. Kisa zamanda hem poyraz hem ben cok alismistik..Hatta son seferinde, Poyraz da ona aldigimiz kucuk fircayla temizlige yardim bile etti
gel seni de goturelim Turkiye’ye dedik ama olamaz tabii..Sevim nerde oglum deyince arka odalarda onu arar oldu Poyraz..Sozlestik ama, gorusmeye devam edices.. Mektuplasalim dedim sevime nostaljik olur, ama o yok burcu ugrasmayalim bu devirde, telefonlasiris dedi

Dun gittik, poyraz’in dikisini aldirdik..Hersey yolunda..Cook belli belirsiz ufak bi hatira var isvicre seyahatinden..Bugun de son kez oyun grubumuza gittik..yine cok eglenceli 2-2,5 saat gecirdik..Bakalim Turkiye’ye donunce boyle bir grup kurabilecekmiyis..
Velhasil boyle iste..bitti gitti..Nasil gecer demistik, demek en kolay gecen sey zamanmis..
Published by
burcu on
Kasım 13, 2008
5 gunluk Isvicre gezimizden dun aksam donduk..Kisa sure, cok kilometre, eglence , uzuntu hepsi birarada, dolu dolu bir seyahat geride kaldi.. Biran once yazmak istedim cunku zaman gectikce yazmasi daha zor geliyor..

Ilk once soylemeliyim ki Isvicre cok guzel bir ulke..Kis sporlarini herkes biliyor, ama ozellikle outdoor aktivitelerle ilgilenenler icin bir cennet..Bisiklet, yuruyus, tirmanis..Onun disinda bekledigim kadar pahali bir ulke degil.. Herseyi heryerde bulmak kolay..Sehirler duzenli, insanlar sicak.. Ulke icinde gezmesi kolay, bir yerden bir yere ulasim rahat..Biz arabayla gittik ama olmasa bile, sehir ici ve sehirler arasi gezinti cok cok kolay.. Zaten ben anladim ki Isvicre kesinlikle trenle gezilmeli..

Rotamiz soyleydi.. Bruksel’den cikis, Luxembourg uzerinden Isvicre’ye Basel’den giris..Daha sonra Luzern,ertesi sabah Schwyz ve Chur..Aksam’a dogru St Moritz..Orada kalip ertesi gun guneye inis..Italya’da Como golu, Lugano ve Locarno..Geceyi orada gecirip sabah Sion ve Gruyeres uzerinden Bern.. Ertesi sabah donus icin yola koyulus ( bu da ne acaip oldu :)) ve eve donus.. haritada goreceginiz uzere Isvicre icinde cizilen ufak bir daire..

Ilk gece Luzern’deydik..Luzern bir festival kenti ama bizim gidis zamanimiz bu gunlerin disinda kaldigindan aktiviteye rastlayamadik..Klasik bir Avrupa sehri..Sehrin icinde bir “Old Town” ve dar sokaklar, guzel dukkanlar..
Sabah uyandik ve once tesadufen gordugumuz bir semt pazarindan gectik..Tabii ki bizim pazarlardan cooook uzak ama yine de sebzeler ve meyveler cok taze ve renklilerdi..Daha cok peynir ve et satilan standlar vardi..Ve tabi sirin turuncu kabaklar
Ardindan meshur Kapellbrucke’den (Chapel Bridge) gectik..Bu kopru Wasserturm nehri uzerinde ve 14. yuzyilda insa edilmis..Koprunun ozelligi catisinin altinda her bir direk uzerinde bulunan paneller..Paneller uzerinde sehrin gununu ve gecmisi anlatan 17. yuzyilda yapilmis resimler var..Toplam 111 panelden gunumuze sadece 30 tanesi duzgun sekilde gelmis, geri kalani buyuk olcude hasarli veya kaldirilmis..Herbiri numarali ve uzerinde gothic harflerle resimi anlatan yazilar var..Benim en cok ilgimi ceken ve tek tanidik gelen 31 numarali paneldi..hatirlarmisiniz bilmem ama eskiden bir dizi vardi; William Tell..Okcu, Robin hood gibi biri..eskiden TRT de pazar gunleri sabahlari olurdu..ben onu nedense hep Ingiliz zannederdim, meger Isvicreliymis
Onun ‘ oglunun basi uzerindeki elmayi vururken cizilmis bir resmi var bu panelde..



Burdan ayrildiktan sonra sehrin sokaklarinda soooyle bi tur atip diger istikamet icin yola koyulduk;Schwyz.. Bu sehir Luzern’in dogusunda ufak bir yer, kasaba..Kucuk ama kendine has..Tarihi gecmisi disinda burayi ozel yapan bir yer, Victorinox bicaklarinin burada yapiliyor olmasi.. Carl Elsener isminde biri 1897 de bu bicaklarin patentini almis ve uretmeye baslamis..Ilk zamanlar Isvicre ordusu icin uretilen bu caki ve bicaklara annesinin ismi olan Victoria ismini vermis..Ama daha sonra paslanmaz celik icat edilip uluslararasi ismi olan INOX ortaya cikinca , bicaklarinin ismini Victorinox olarak degistirmis..Her ulkede, heryerde satiliyor ama yerinde gormek ve almak guzeldi.. Bir tane dedeye, bir tane dayiya
Bu tipik Isvicre kasabasindan sonra, yine rehberde okudugum ve Isvicre’nin en eski sehri olan Chur’a dogru yola ciktik..Chur, milattan once coook eski yillara dayanan arkeolojik bulgular bulunduran,en eski yerlesimlerden biri..Ben aslinda bekledigim gibi bulmadim, yani cok cok etkilenmedim ama kucuk yerler buyuk sehirlerden her zaman daha guzel tabi..
Asil macera bundan sonra basladi.. Dedik ki St Moritz’e gidelim, daha dogrusu ben dedim
Neymis, Isvicre’nin oneli bi kayak merkeziymis, guzel biyermis.. Ne var dedim , gidelim gorelim.Nasilsa guneye inicez, St Moritz uzerinden gidelim..Baslarda normal normal gidiyoruz..Hava kararmaya basladikca yol da bi gariplesti..Orman icinden gitmeye basladik..Sonra daga tirmanmaya..Ama gorseniz,
korku filmi gibi..Ne bir insan, ne bir araba, yolda ne bir isik.. Cengiz tabi gerilmeye basladi, ben icimden dua ediyorum allahim nolur gittigimize degsin diye..Gidiyorus gidiyorus, hep karsidan gelen var ama bizim gibi giden yok
Gectigimiz ufak koyler terkedilmis gibi, pencerelerde bir isik bile yok..Saat oldu 7-8..Etrafta kar miktari artti, hava sogudu..yukseklik oldu 6000 ft filan, yaklasik 1800 metre..Neyseki sonra inise gectik ve gol gorundu..Daha sonra da sehir..Burasi bir kayak merkezi ve sezon Aralikta acilacagindan cok sakin..Otellerin cogu kapali, biz aciz..Poyraz uyandi, huysuzlanir..Allahim kabus gibiydi..Ama hersey sonra cok guzel oldu..Super bi otelde , sezon disi oldugundan suit bi odada double oda fiyatina kaldik ve harika bi aksam yemegi yedik..Uzerine sabah uyanip gozumuzu actik, mukemmel bir dag manzarasi..Gitmis olmak icin gitmis gibi olduk ama Isvicre’ye gittik de kayak merkezine gitmedik demices yani
Super lux magazalar vardi, alisveris icin superdi ama kimi sezon olmadigindan kimi de pazar oldugundan kapaliydi.. Orasi da oyle goruldu ve bitti..

Basladik guneye inmeye.. George Clooney sayesinde unlenen - veya en azindan benim o sekilde ogrendigim- Como’ya dogru.. hani su gol kenarinda cekilen otomobil reklami.. neyse, George Clonney bir kenara, yaz icin gidilebilecek super bir yer ama bu mevsimde cok siradandi..Hava fena degildi ama yine de tat vermedi yani..Gol kenarinda ve sehir icinde dolastik biras, zaten Pazar gunu oldugundan cok sakindi.. Yanliiizzz, Como’ya giderken gordugumuz manzaralari keske gosterebilseydim size..Malesef gol
kenarindan sifira sifir gectigimizden ve klasik dar Italya sokaklari yuzunden durup bi ftograf cekemedim ama
aaa nasil sirin nasil civil civil yerler anlatamam..Sinirdan geciyorsunuz, 500 mt sonra hava degisiyo, mimari degisiyor, insanlar degisiyor..Akdeniz ruhu bu iste sanirim, cok sicak cok bizden..Tabi bu nese bize de yansidi..Yolun o kismi baya neseli gecti..Poyraz yol boyunca Como’dan aldigimiz sehir rehberini okudu, sorun solesin simdi
Como’dan ogleden sonra yola ciktik, istikamet Lugano..Ama durum ayni.. Yazin gidilmesi gereken harika gol kenari sehirleri..Manzara gorulmeye deger.. Benim gibi acemi fotografcilar bir yana, profesyoneller icin acaip malzeme deposu ..Ayni sekilde Locarno..Gerci Locarno daha turistik Lugano’ya gore(Lugano biras daha buyuk sehir havasinda, daha cok alis
veris icin filan..) Biz zamanimiz az oldugundan cikamadik ama Cardada mutlaka gozrulmesi gereken bir yermis..1350 mt yukseklikte, butun Maggiore golune hakim bir tepe..Eger yolunuz duserse mutlaka deneyin..Bir de Locarno’da size kalmaniz icin harika bir otel oneriyorum: Hotel Garni Millenium.. Her odasi bir jazz ustadinin adina duzenlenmis, kucuk ama cook misafirperver ve temiz bir otel..Sabah gol kenarinda uyanip, sehir merkezine cok yakin oldugundan rahat edebilirisiniz..
Artik son gun..dedik ki, donus yolunu uzatalim, Gruyeres uzerinden gecip meshur peynirlerden de yerinden alalim ve Bern’de kalalim.. Gruyeres guzel bir Isvicre kasabasi..Tabii ki peyniriyle meshur..Hatta fabrikasina gidip isterseniz yapimini izleyebiliyorsunuz, isterseniz fabrika cikisi satin alabiliyorsunuz..Peynir icin fondue de satin alabiliyorsunuz, ben baktim ama istedigim gibi bulamadim.Cok istiyorum bir tane edinip hem peynir hem de cikolata icin kullanmayi
Misafirlere duyurulur..

Son durak Bern..Saat 10′a kadar hersey yolundaydi..Kalabalik, buyuk bir sehir..Gece cok cok guzel ama yollar cok karisik.. Tarmvay yolu mu araba yolu mu belli olmayan sokaklar, bisikletler, trenler sehrin ortasinda..Yabancilar icin cok karisik bence.. Kisa bir gece turu, bir italyan restauraninda guzel bir yemek..La Gioia..Eger giderseniz oneririm..

Ama hersey bundan sonra basladi..Otele donduk, yatmadan once 10 dakika dinlenelim derken Poyraz kostururken ayaklari dolandi ve dustu..Basini komidinin kenarina carpti ve kasi patladi..Elimiz ayagimiza dolandi
bir anda.Ilk kez boyle ciddi bisey oldu ve Poyraz aglarken iyice panik olduk.Kasina hemen elimize gecen bir body’sini tampon yaptik, canta cuzdan ne varsa aldik elimize, pijamalarla filan resepsiyona indik.Buz istedik ve tampona devam ettik, ama ne mumkun..Dokundurmuyor kasina..Taksi gelir gelmez allahtan cok yakin olan cocuk hastanesinin aciline gittik..Tabi hersey bitmedi..Kayit alindi, doktor gordu ama sonra tam 1,5 saat mudahele icin bekledik.. Yine de hemsireler de doktorlar da cok ilgili ve sirindiler..Poyraz’a once sakinlessin ve dikis atilirken cirpinmasin diye bir sakinlestirici verdiler.Doktor dikisi hala hissediceni ama olanlari unutmasina yardimci olacagini soyledi.. Nitekim dikis atilirken cok agladi, ama bitince hemen sustu yavrum. Tahminimden cok daha sakin davrandi allahtan..Tek dikisle kurtardik, doktor ilerde ufak bir iz kalicani ama yakisikliligindan birsey kaybetmeyecegini soyledi..Cok zordu, belki de hayatimda gecirdigim en zor en uzucu 3-4 saati gecirdim..Allah herkesin yavrusunu korusun..
Iste boyle..Guzel bir tatilin ardindan kotu bir aniyla otelimize donduk.. 1,5-2 gibi ancak uyuyabildi Poyraz..Ertesi gun, yani dun de yola cikip evimize geri donduk..
Gidilesi gorulesi bir ulke..Tavsiye edilir..Isvicre’nin her noktasini bir gezide gormek imkansiz..Ama kacirilmamasi gereken seyler var ; guzel sehir ve goller, dag resortlari, ve ozel tren turlari..Biz herbirini yapamadik ama gitmek isteyenler icin cok cok detayli bilgi burada mevcut..
Posted under Kategorilenmemiş