Archive for Mayıs, 2007
Published by
burcu on
Mayıs 31, 2007
Bekledigim gibi gecmeyecegini tahmin ettigim bu beklenmedik haftasonu cok da guzel gecti

Son ana kalan yarlamalar yuzunden ,gecikme sebebiyle, Cuma aksami kuzey Fransa’ya gitmeye karar verdik..Nasilsa yakindi ve arabayla rahatca gidebilirdik..
Cumartesi sabahi saat 8 de kalktim ve actim haritayi onume..Bir yandan guzergaha bir yandan da internetten gidilebilecek sehirlere bakmaya, plan yapip rota cizmeye basladim..Bu sirada Cengiz de bir kahvalti hazirladi dillere destan

Sagolsun.. Saat 11-11:30 gibi yola ciktik.. Ilk hedef Rouen’di..Rouen, Jeanne D’Arc ‘in buyuculuk yuzunden suclu bulunup yakildigi sehir..Cok Cok ilginc, anlatilacak seyler yok burasi ile ilgili ama yolunuz buradan gecerse ugrayabilirsiniz..Once evde biras sohbet, arkasindan ufak bir sehir gezisi ve guzel bir deniz restaurantinda yemekten sonra, gece saat 2 gibi ancak uyuyabildik..Haa bu arada unutmadan, uzun zaman once
Duygu‘nun blogunda gordugum Macaron’lardan sonunda tatma firsatim oldu. Gercekten super seyler!Mutlaka deneyin..

Sabah, kaldigimiz evin avlusuna dusen yagmur damlalarinin sikirtisiyla uyandik..Uzuldum biras, ama yine de cok guzeldi..Plan Deauville’e gitmek oldugu icin , gunesli ve acik bir havayi tercih ederdim..Saat 12 gibi Deauville’e vardik..Rouen’den 80-90 km uzakta bir kiyi sehri..Kuzey Fransa’ya gidince mutlaka gorulmesi gereken bir yer..Bu kapali havada bile oyle guzeldi ki, yazin hayal bile edemiyorum.. Uzun ve ince kumlu plaji, Amerkan Film Odulleri,at yarislari ve kumarhanesiyle unlu bir sehir..Ayrica sehrin icine girdiginizde sizi super cesitli ve guzel magazalar bekliyor..
Aksama kadar disarda dolastiktan sonra otelimize gittik.. Biz Mercure otellerini tercih ettik..Gayet rahat ve temiz bir otel.Ayrica gidip kalmayi dusunenler icin Ibis Oteli de tavsiye ederim..Gec oldugu icin, kostur kostur yemek icin bir yer ararken, disardan cok sirin gorunen bir Italyan restaurant’ina girdik..Yesil beyaz dosenmis, ufak ama oldukca populer oldugu belli bir italyan restaurant’iydi..Ben penne arabbiata yedim, Cengiz de patlicanli bir makarna secti..Deniz urunleri de var, tavsiye edilir. (Santa Lucia Restaurant, Avenue de la republique 15) Burdan cikinca tatli yemeden olmaz tabi, kendimi o meshur krepcilerden birine attim ve nutella’li krep menusunde kayboldum..Sonucu asagida gorebilirsiniz
Pazartesi sabahi uyandik, bilin bakalim durum nasil? Yine yagmur
Neyse, moralimizi bozmadik, yola koyulduk.. Bu kez istikamet Normandiya cikarmasinin yapildigi kiyilar..Bu konuda size cok fazla detay ve tarihi bilgi vermek isterdim ama malesef hava muhalefeti yuzunden biz de yeterince dolasamadik.. Ama muzeden ve sahilden resimlere album’den ulasabilirsiniz..Ayrica size onerim, eger gitmeyi dusunuyorsaniz kesinlikle havalarin sicak oldugu bir donemi secin, ve yol rotasini iyice belirleyip gidin. Dar ve kalabalik yollardan gidildiginden uzun suruyor ayrica aradiginiz yeri bulmak icin cok fazla vakit kaybedebiliyorsunuz. Ha, bir de unutmadan..Biz Amerikan Mezarligina gidemedik ama siz mutlaka ugrayin..Detayli bilgi icin buraya bakabilirsiniz..Diger resimleri albume ekledim..
Isimiz biter bitmez koyulduk yola, istikamet Le Mont St-Michel..Bakin, eger Kuzey Fransa’ya gidecekseniz mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biri de burasi..Denizin ortasina kurulmus kocaman bir kale..Icinde ufak evler, dukkanlar var ve manzara harika..700-800 lu yillarda kayaliklar uzerine yapilmis bir klise ve sonradan etrafinda olusan kasaba..Yilda 3 milyondan fazla ziyaretcisiyle oldukca ilginc bir yer..Ayrica 1979 yilinda, UNESCO tarafindan dunya mirasi ilan edilmis.. Biz kaleye yakin bir yerlesimde konakladik ama size kale icindeki otantik sirin otelleri tavsiye ederim..Daha fazla bilgi icin buraya lutfen..Resimlerin devami albumde..
Etrafta guzel yemek yiyecek bir yer bulamayinca ne yaptik bilin..Bastik Saint Malo’ya gittik..Nasil guzel bir manzara anlatamam! Denize nazir bir Italyan restaurant’inda (yine ;)) guzel pizzalarimizi yedik..Sora ufak bir araba turundan sonra otelimize donduk.. Saat coktan 8′i gecmisti ve heryer kapanmis, insanlar ortadan yok olmustu bile, bize de donmekten baska care kalmadi..Yoksa daha fazla vakit gecirmeyi cok isterdim burda.. Siz de bir goz atin..
Sali sabahi kahvaltimizi yaptik, ve navigator’a evin adresini girdik, bir de ne gorelim.. 518 km! Nasil biter bu yol yaaaa.. Biz de dedik ki hazir madem cikiyoruz yola, giderken bir de Le Havre’a ugrayalim
Yok yok, hizimizi alamadik iste ondan oluyo hepsi
Ama burasi sadece ogle yemegi ve kisa bir tur icindi..Le Havre bir liman kenti..Giriste sanki Izmir’e giriyorsunuz, saginizda Konak Pierre, az sonra kordona cikiverecekmissiniz gibi..Yaw yoksa ben memleketimi cok mu ozledim? ;( Sehre girerken 2 buyuk kopruden gectik..Ilgincti, paylasmak istedim..
Eveeettt… malesef kisa kisa yazdim cunku herseyi yazacak olsam bu yaziyi bir hafta daha geciktirecektim.. Ama kafasina koyup gitmek isteyen olursa , herzaman daha fazla bilgi verebilirim..
Pekiiii, bu seyahatten akilda kalanlar neler?
1- Otobanlar deli pahali! Tum yolculuk boyunca nerdeyse 150 Euro otoban parasi verdik..Bir de Turkiye’deki otobanlardan sikayet ederdik, kurban olim yaa..
2- Yol ustlerindeki benzinliklere cok ozendik..Uzun yolculuklarda kisa aralar icin super yerler..Yemek yiyip, bisiler icip, ihtiyac giderebilirsiniz

Bizim benzinlikler neden bole degil ki? Cok daha guzelini yapariz..
3- Macaron’lar harika seylermis.. Daha cok yenmeli, mumkunse evde yapmanin yollari bulunmali..
4- Kalmak icin bir yer bulamam diye panik olmaya gerek yok, gidince cok daha sirin ustelik ucuz yerler bulunabiliyor..
5- Deniz kiyisina yagmurlu gunlerde gidilmeyecek..
6- Hamile yolcular, dayanamadiklari zaman ayaklari havaya kaldiracak
Posted under Kategorilenmemiş
Published by
burcu on
Mayıs 31, 2007
Kendime soz vermistim..Seni hissetmek icin o kadar cok bekledim ki, o an gelir gelmez senin icin bir gunluk tutmaya baslamaliydim..Sozumu tuttum, gittim kendime coook guzel bir defter aldim ve yazmaya basladim..Seninle gecen hergunu, her paylasimi sana anlatmak istedim.. Insallah dogdugun gunu, ilk gulumsedigin ani, ilk disini, ilk anne-baba deyisini, ilk adimlarini da yazacagim.. Seni nasil heyecanla bekledigimizi goreceksin..
Posted under Kategorilenmemiş
Published by
burcu on
Mayıs 31, 2007
Asagidaki yazi bir arkadasimdan geldi..Anne adaylariyla veya coktan anne olanlarla paylasmak istedim..Ne guzel anlatiyor degil mi?
*Topuksuz ayakkabilarla da sik olunabilecegini bilmeyecektim.
*Hamileligim esnasinda 80′li kilolara kadar çikip kendi çapimda ilk defa bir alanda rekorumu kiramayacaktim.
*O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapilmis bir kâgit parçasinin bu kadar degerli olabilecegini ögrenemeyecektim.
*Kan yapsin diye danadili haslayip üzerine yumurta kirip agzinin tadina da uysun diye çikolatali pudingle karistirmak gibi yaraticiligin sinirlarini zorlayan tarifler kesfedemeyecektim hiç.
*Su almak için elimde kumanda ile buzdolabini açtigimda kumandayi buzdolabina koyacak kadar ya da evden çikarken telsiz telefonu çantama atacak kadar kendimden geçmeyecektim.
*Birinin cani yandiginda ötekinin bu aciyi hissedebilmesinin sadece ikiz kardeslerde oldugunu sanacaktim.
*Sabahin köründe gözü kapali mutfaga kadar gidip, süt isitip yine gözü kapali dönme yetenegini kazanamayacaktim.
*Üzümün çekirdeklerini tek tek çikarmak için insanüstü bir ugrasa asla girmeyecektim.
*Bir insanin gaz çikarmasi beni bu kadar mutlu edemeyecekti.
*Büyüdügünde arkadaslarinla birlikte partilerde Süper Anne olarak eglenmeyi hayal edemeyecektim.
*Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen baska bir boyutuna giremeyecektik.
*Sevginin böylesine karsiliksiz olanini hiç tadamayacaktim.
*Telassiz sevismenin hayalini kuramayacaktim.
*Annemi bu kadar çok sevdigimi anlamayacaktim.
*Annesinden zorla ayirdilar diye “Uçan Fil Dumbo!” çizgi filminde bögürerek aglamayacaktim.
*Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahlari istedigim saatte kalkacaktim ama uyandigimda yanagima konmus minik ellerin sicakligi isitmayacakti yüregimi.
*Çantamda sürekli bisküvi, islak mendil, bir adet oyuncak, düser bir yerin kanar diye ayicikli yara bandi tasimayacaktim.
*Aciyi geçiren öpücügün gücüne inanmayacaktim.
*38,5 derece ates beni de yakip kavurmayacakti.
*Yagmur sonrasi çamurlu sularda ziplamanin keyfine varamayacak, sen bir lokma daha fazla yiyesin diye kalabaligin ortasinda kafamda peçete dansi yapmayacaktim.
*Sen olmasaydin eger yasamin karmasikligini unutup tekrar basit yasamayi ögrenemeyecektim.
*Sen olmasaydin eger ben asla “anne” olmayacaktim.
*Bir çocuk dogdugu anda, bir anne dogarmis… Bu lafin dogruluguna inanmayacaktim!
(resim:www.baskent.edu.tr/…/lb/son/foto/cbes1.jpg)
Published by
burcu on
Mayıs 30, 2007
Ne zaman agzima biraz cikolata alsam, bizim oglan hareketlenmeye basliyor.Ama isin ilginc tarafi, cikolata daha agzimdayken..hayir bu bebek genetik olarak hassas mi bu cikolataya,annesine mi cekecek diye korkmuyor da degilim hani.. Ama bu duygu cok da hosuma gidiyor.Onun bu sirin kimildanislarini hissetmek icin saat basi cikolata yiyebilirim..
Aaa, cok kotu niyetlisiniiizzz !Dogru soyluyorum,sadece bu sebepten
(resim:http://www.alpella.com/images/img/cikolata_ana.jpg)
Published by
burcu on
Mayıs 29, 2007
Bekledigimden cok farkli ve guzel bir haftasonuydu.. Neredeyse 1200 km yol ve toplam 4 gun.. En kisa zamanda detaylari yazip resimleri ekleyecegim ama o zamana kadar ,gittigimiz yerler bunlar..
Posted under Kategorilenmemiş